SALİH MEMİŞOĞLU

Resmi Websitesi

BÜYÜ TILSIM VE TÜTSÜLER


Değerli okurlarımız Geçen yazımızdan gördüğümüz ilgi ve istekler üzerine bu yazımıza büyü ve büyücülerden bahsederek devam edeceğiz. 

BÜYÜ VE BÜYÜ ÇEŞİTLERİ:


İslam da Büyü : bir insanı istenilen şeyi yapmaya sevk eden gizli kuvvet tabiata aykırı haller vücuda getirilen etkiler diye adlandırılmıştır. Osmanlıda ise büyü doğa üstü güçlerin varlığına inanmak olarak adlandırılır. Biraz büyüden ve büyü çeşitlerinden bahsedelim. Semavi kuvvetleri ve yer gücünü birbirine karıştırarak yapılan büyü vardır buna tılsım veya babil sihri denir. Gök cisimlerine büyük kuvvetler atfederek ve yıldızlara tapan kettanilerin yanlış ve sapık inançlarını yok etmek için gönderilen hz. İbrahim yıldızlarla ilgili bilgilerin sihir yapmada kullanılmasını yasaklamıştı. Evham büyüsü ise . kişinin kendi ruhunu temizlemesiyle birlikte başka bedenler üzerinde etki yapabileceğine inanıp hatta bu amacına ulaşmak içinde uzlete çekilip riyazetler yaparlar. Cinlerden faydalanarak yapılan büyü : filozoflar cinlerin varlığını inkar etmemiş ancak onlarla irtibat kurup kuramayacakları konusunda kesin bir karara varmamışlardır. Ancak bilinen o ki cinlerle irtibat konusunu inkar etmemek gerekir. Bunların akabinde kısa bir şekilde büyü ve büyü kavramlarını anlatmak istiyorum.

TILSIM : Bazı nesnelerde belli bir gücün olduğuna ve büyücüler tarafından bu gücün aktarıldığına inanılan büyü.

ÜFÜRÜKÇÜLÜK : Okuma ve üfleme yoluyla yapılan büyü. 

KURŞUN DÖKME : Eriyen kurşunu soğuk suya dökerek meydana gelen şekilleri yorumlayarak yapılan falcılık çeşidi. Bu kişiler eriyen kurşunu hastanın başına göbeğine ayaklarına odanın sağ köşesine ve kapı eşiğine döküp kalan suyu önce hastaya içirip artanını da ekmek doğrayıp bir köpeğin önüne dökerler. Eritilmiş kurşunun aldığı şekilden hastalığı hangi peri ve cinlerin meydana getirdiği ve nasıl iyileşeceğini çıkartırlar. Bunların hepsi batıl inançdır ve aslı yoktur. 

TÜTSÜ : Genellikle köpek at keçi tavşan ve benzeri hayvanların kemikleri ile yılan derisinin okunup üflenmesiyle ve kimi bitkilerin yakılmasıyla elde edilir. İslamda bunların hiç birinin yeri yoktur. 

TÜKÜRÜK : Nazar inancı ile ilgili tükürenin  ( mojik ) gücünün karşısındakine geçtiğine ve kötülükleri uzaklaştırcı olduğuna inanılır. 

MUMYA BÜYÜSÜ : Bir parçaya yapılan büyünün bütününe de yapıldığına inanılır. Büyü yapılmak istenilen kişiye mumdan ya da tahtadan küçük bir simgesi yapılmakta bu simgeye ne yapılırsa mesela iplerle sıkı sıkı bağlanacak olursa onun da bağlanacağına inanılır. Bunun da İslamda yeri yoktur. 


EFENDİMİZ  (S.A.V.) BÜYÜ YAPILDI MI? 


Bir rivayete göre güya bir Yahudi Hz. Peygambere a.s. büyü yaparak onun erkekliğini bağlamış idi. Bunu kabul etmek aklen ve ilmen mümkün değildir. Bunu kabul etmek kafir ya da müşriklerin Peygamberimiz üzerinde istedikleri etkiyi meydana getirebilecekleri düşüncesine kapı aralar. Bazı hadisler bize hz. Peygambere bir düşmanı tarafından zarar vermek maksadıyla sihir yaptığını haber veriyor. Bu husus tarihi açıdan doğru olabilir. Çünkü sihir çok eski zamanlardan var olagelmiş bir uygulamadır.Yahudilerin bununla çok fazla meşgul oldukları düşmanlarından bu yolla intikam almaya çalıştıkları da bir gerçektir. Yahudilerin bu faaliyeti Allah tarafından  Cebrail vasıtasıyla Hz. Peygambere bildirilmiştir. Resulullah a.s. üzerinde bu sihrin tesiri de söz konusu değildir. Yüce Allah bunu Hz. Peygambere bildirmek ve o büyüyü atıldığı kuyudan çıkartmak suretiyle sihri yapan ve bundan medet uman İslam düşmanlarını rezil rüsvay ve mağlup etmeyi arzu etmiş ve bunu gerçekleştirmiştir. Bazı İslam alimlerine göre Hz. Peygambere sihir yapıldığı rivayeti sahihtir. Ama büyü Hz. Peygamberin aklına tesir etmemiştir. Ancak sihirden dolayı bedeninde bir rahatsızlık gelmesini de kimse inkar edemez denilmektedir. İnsanların bir kısmı Peygambere büyü yapılamaz dediler bunun bir eksiklik bir kusur olduğunu iddia ettiler. Halbuki iş onların zannı gibi değil bilakis sihir Peygamberimizin geçirdiği diğer hastalılar  ve ağrılar cinsindendir. Peygamberimizin bu durumunun tedavisinde izlediği yol iki türlü olmuştur. Birincisi : sihrin bulunduğu malzemeyi bulup çıkararak sihri iptal etmektir.Cenabı Hakktan sihir konusunda bilgi istediğinin kendisine yol gösterildiğinin gidip onu kuyudan çıkardığınındoğruluğu gibi. Sihrin bulunduğu malzemeler tarak tarağa geçirilmiş saç sakal tarantısı ve erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığıydı. Bu malzemeleri bulup çıkardı ve kılları dağıttı. Bunları yapınca Peygamber adeta bağları çözülen kimse gibi oldu. İkincisi ise adeta istifra yoluyla habis maddeyi yok etmek ve vücuttan söküp atmak gibidir. İnanaç sahibi olmayanlar kendilerini haklı çıkarabilmek için Allahın elçilerini yalanlamış büyücülükle suçlamışlardır.  Hz.İsa   ( SAF 61/ 6 )   Hz. Musa  ( ZUHRUF 43 /49 ) ( ZARİYAT 51 /39 )  Hz. Süleyman ( BAKARA 2 /12 )  Hz Muhammed ( HİCR “15 /6 ) zikredilmektedir.


Büyü o kadar yaygınlaştı ki dünyanın bir çok yerinde bu oranlar çok yükselmiştir.

Fransa da yapılan bir araştırmada büyücülük ve falcılık yaparak geçimini kazanmaya çalışan kişiler uluslar arası bir gazetenin araştırmalarına göre 50 bini aşmış bu rakam ise 10 yıl öncesine göre büyük bir patlama sayılmıştır.


Amerika da yaşayan bir hastam anlatıyor… Revü kızıydı , diskoda tanışmıştık. Aşık oldum. Birlikte yaşamaya başladık. Omzumdan tüyler koparırdı . Litvanya ya gönderiyor oradan çikolata havuç suyu ayran getirtir bana içirirdi. Çok itiraz ettim Ama her seferinde içtim. Onu görmeden duramıyordum. O süre içinde eşimden ayrıldım. İnançlıydım. Ama camiden içeri girsem sıkıntıdan patlıyordum. Namazlarmı bile kılamaz olmuştum. Bir ara bu kadının izini kaybettim. Bir ay telefonlarıma cevap vermedi. Yakınların ona ulaşmak için yalvarıyordum. Arkadaşlarım durumumu fark ettiler beni bir yere götürdüler büyü denildi bana abdestsiz gezmemem hatta telefonda bile konuşmamam gerektiği söylenildi denileni yaptım. Bir aydır ulaşamadığım kişi duadan beş dakika sonra beni aradı. Bana seni benden bir ihtiyar kurtardı ben seni seviyorum Müslüman olucam ne olur beni bırakma diye bana yalvardı. Hayır dedim ve bir daha onunla görüşmedim.

Ülkemizde halen büyünün varlığı etkisi  tarışma konusu iken Vtikanda bir üniversitede Şeytan Çıkarma kursları düzenlenmiş hatta Papanın 180 şeytan çıkarıcı rahiple gizlice buluştuğu ve bu üniversitede şeytan çıkarma dersleri verilip şeytan çıkaran rahipler yetiştirildiği bilinen ama gösterilmeyen bir gerçektir.


KORUNMA YOLLARI 


Bir insan namaz kılsa namazdan sonra 1 Ayetel kürsi  3 İhlas 1 Fatiha ve tekrar 1 Ayetel Kürsi okusa sonunda "Hifzuhüma ve hüvel aliyyül azim" diyerek içine çekerse çok eminiz o gün ona cin musallat olamaz eğer olursa yani bir cin içine girerse yanar. Mesela yine kısa bir örnek verelim bir Cuma günü sala vakti yani öğlen üzeri bir bardak suya 11 sefer YA ALLAH  YA FETTAH  EL AZİM  EL KERİM  ER RAHİM   derse ve hemen ardından   YA MAĞŞERAL CİNNİ VEL İNSİ İNİS TETAĞTÜM EN TENFÜZÜ MİN EKTARİS SEMAVATİ VEL ARD FENFÜZÜ LA TENFÜZÜNE İLLA Bİ SULTAN. Ardından 1 Fatiha sonra  YA LATİF  EL BESAR  LİLKUDRETİ  sonra da 1 Felak 1 Nas sürelerini okursa emin olun ki o hafta o kişi Allahın izniyle cinlerden ve şeytanlardan korunur ve Allah ona yardımcılar gönderir. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir yeter ki biz istemesini  yalvarmasını bilelim.


Korunma yollarından bir tanesi de Allaha teslimiyettir. Bir bardak suya Cin süresi  1- 13 arası  Rahman süresi 1 – 4 arası Haşr süresi tamamı Meryem süresi 1 – 3 arası   11 sefer  YA ALLAH  YA FETTAH  EL AZİM   EL KERİM  ER RAHİM  3 İhlas 1 Fatiha 1 Felak ve Nas  1 Ayetl kürsi okunsa ve o suda 3 gün içilse veya 7 gün devam edilse biiznillahi Teala üzerinde böyle bir varlık duramaz ve kaçar. Bunalrı söylerken tabii ki doktorlardan vazgeçmeyelim en ufak sıkıntımızda dahi hemen doktorumuzla görüşelim. Bunlar önemli korunma yolları olduğu kadar  tıp ilmi de önemlidir.


Bu konuyla ilgili yaşadığım bir şey var ki söylemeden geçemeyeceğim. Doktorlar ve hocalar Allahın yarattığı 2 varlıktır ama yine Allah bir hasta yaratıyor o hasta doktora veya hocaya gidiyor onlardan umut bekliyor umduğunu elde edemiyorsa o hastanın o doktora veya hocaya güveni kalmıyor . Bu sefer papaza gidiyor o da faydalı olamıyorsa o zaman yıllar geçiyor ve öylece hastalık müzminleşiyor. Bir gün bakarsınız hasta kendini eve kapatmış evden odadan dışarı çıkmıyor saç sakal birbirine karışmış yemek yemez tırnaklarını kesmez olmuş artık ona cinler de şeytanlar da  musallat olur ve sonunda akıl hastanesinin bir odasında yatar hale gelmiştir. Kanser de erken teşhis nasıl önemli ise bu işte de erken teşhis önemlidir. İnsanlarımızın  bu konularda dikaktli olması lazım.


Bu konuda sıkıntı yaşayaninsanlar için çok önemli bir metot vermek isterim. Üzerinde sihir büyü veya cin var diye şüphe duyan insanlara tavsiyem şudur : bir sabah ezan okunurken bir bardak suya  11 Ayetel kürsi  11 Fatiha süresi 11 Felak Nas 11  sefer La iahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin   11 La havle vela kuvvete illa billah il aliyyil azim  diyerek suya okur ve namazını kıldıktan sonra evinin penceresini açıp gökyüzüne 3 dakika baktıktan sonra niyetini tutup o suyu içerse o gün üzerinde o sihrin veya musallat olan varlığın gittiğini bir saat içinde anlayacaktır.


Gelecek sayımızda cinler ve büyülerle ilgili geniş kapsamlı bir yazımız olacak büyü yapanların Allah katında cezası nedir ? sübyan var mı ? varsa nasıl olur ? ve nasıl korunmalı konularına değineceğiz inşallah. Geçmiş Kurban Bayramınızı tebrik eder İslam alemine hayırlar getirmesini yüce mevladan niyaz ederek selam ve saygılarımla